Anasayfa > Teknik Kategori > Akademik > Makale Saati > Hap Bilgiler - İnciler > Bir Mantar Hikayesi: Pantherina Sendromu
mantar1

Bir Mantar Hikayesi: Pantherina Sendromu

Yazar

Çağdaş Yıldırım

Çağdaş Yıldırım

Acil Tıp Asistanı at Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Antalya'nın kavurucu sıcağından üniversite öğrenimi için Eskişehir'in buz gibi ayazına ardından da gönül vermiş olduğu acil tıp eğitimi almaya Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelmiştir. Acil ultrasonografi tutkunu ve FOAMed takipçisidir. Kalan zamanında, çoğunlukla bilgisayar başında oyun oynar. şişman ve huzurlu bir hayat geçirmektedir.
Çağdaş Yıldırım

Latest posts by Çağdaş Yıldırım (see all)

Editör

N. Özgür Doğan
Takip Et

N. Özgür Doğan

Editör at Acilci.Net
Acil Tıp Doçenti, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi. Türkiye Acil Tıp Dergisi Teknik ve Metodoloji Editörü ve Acilci.Net kurucu editörlerindendir. Aynı zamanda Acilci.Net genel muhalifi, eleştirel gözü ve bardağın boş tarafını görenidir. Acilci.Net'te aylık Literatür Özetleri'ni ve hoşuna giden diğer şeyleri yazar. Temelde teknolojik değişimlere olabildiğince direnç gösterir, sonra işine gelirse kabullenir. Arabanın yavaşını, insanın hızlısını, kebabın acısını, şiirin ikinci yenisini, polemiğin her türlüsünü sever.
N. Özgür Doğan
Takip Et

Latest posts by N. Özgür Doğan (see all)

Yağmur gibi sevklerin geldiği yağmurlu bir Ankara gecesinde koridorda beni yakalayan ilçe 112 ekibi ‘Hocam SVO getirdik’ diyerek beni 59 yaşındaki erkek hastanın başına götürdü. Bilinci kapalı, sözel uyarana da cevap alınamayan hastanın sedyesini tuttuğum gibi resüsitasyon odasına çektim. Burada hızlıca havayolu güvenliğini sağladıktan sonra ellerinde defter ile peşimde dolaşan 112 ekibine de kaşe imzasını verdikten sonra hemşireye vital bulgulara bakmasını söyledim. Kan basıncı: 232/113 mmHg, kalp hızı: 90/dk, vücut ısısı: 36.6 °C, parmak ucu kan şekeri 422 mg/dl idi. Güvenlik çemberi tamam, vitaller tamam, sırada hastanın muayenesi vardı.

Pupiller midriatik, tüm ekstremiteler ağrılı uyaranla hareketli, babinskiler pozitifti.. Bu bulgularla SVO’dan intoksikasyonlara, diabetik ketoasidozdan elektrolit bozukluklarına geniş bir yelpazede tanılar kafamda uçuşmaya başladı. Hiperglisemi tedavisine başladım, bu sırada hastanın myoklonik jerk tarzında nöbeti başladı. 5 mg iv diazepamla nöbetleri kesildikten sonra kan gazı sonucu geldi. Kan gazında asit-baz veya elektrolit bozukluğu görülmeyen hasta tomografiye alındı. Bir gözüm hastada ve defibrilatördeki ritmde iken diğer gözüm görüntülerin aktığı ekrandaydı ancak BT’ de anormal bir bulgu yoktu. En azından kafamdan birkaç soru işareti silindi ama belki on tane daha soru işareti oluştu. Bu sırada panik halinde gelen aileyi sakinleştirdikten sonra hastanın oğlunu çağırdım. Oğluna sorduğumda babasının akşamüstü arkadaşlarıyla mantar toplamaya gittiğini, yarım saat sonra kendilerini aradığını, ellerinde uyuşma olduğunu anlattığını, daha sonra kusan ve bilincinin kapanan hastanın arkadaşları tarafından 112 ile hastaneye getirildiğini öğrendim.

O sırada ‘MANTAR’ kelimesi ile kafamın içinde ampul yanınca doğruca textbookları karıştırmaya başladım. Mantar zehirlenmelerinin 6 toksidromdan oluştuğu ve bunların Gİ semptomlar yapanlar, muskarinik etki gösterenler, merkezi sinir sistemini uyaranlar, halusinojenler ve disulfram benzeri reaksiyonlar yapanlar olduklarını ve hastanın da bunlardan halusinojenler veya merkezi sinir sistemi uyarıcılarından etkilendiğini düşündük. Bu sırada hastanın kan şekeri 201 mg/dl’ye, kan basıncı 160/90 mmHg’a geriledi fakat hastada herhangi bir değişiklik gözlenmedi. Hastada mantar zehirlenmesini göz önüne alınarak nazogastrik takılarak mide lavajı yapıldı ve aktif kömürü de daha sonra tekrarlanmak üzere uygulandı. Hasta yakın gözlem odasına alındı, uyumaya başladı ve biz de derin bir nefes aldık.

Hastanın başvurusunun 3., mantar alımının 8. saatinde gözlem odasından acil servisi yıkan bir kükreme yükseldi. Hastamız derin uykusundan uyanmıştı. Order ettiğim 5 mg diazepamı uygulamaya giderken tekrar kükreyen hastamız hemşire hanımı olduğu yerde zıplattı. Uygulanan diazepamla birlikte hasta sakinleşti. Bu olayı takip eden 2. saatte hastamızın bu sefer işitsel halusinasyonlar duyduğunu tahmin ediyorduk çünkü hasta ‘Allahım yanına al beni, yanına geliyorum, sen büyüksün beni bunlardan kurtar’ şeklinde konuşuyordu. Hastayı tekrar diazepamla sakinleştirdik.

Sabah vizitine hazırlanırken hastamın yanına son bir defa uğradım ve ‘Nasılsın?’ diye sorduğumda aldığım cevap ‘Allahım uzak tut şunu benden!’ oldu. Devir başlarken bende tatlı bir gurur vardı. Az sonra sıra benim hastaya gelecek ve nasıl tanıyı koyduğumu anlatacaktım. Hastamız kendine gelmişti ve ufak bir amnezi dışında bir sıkıntısı yoktu. Hasta burada ormanda aldığı alkolle birlikte, mantar toplayıp yediklerini anlattı. Daha sonra hastanın semptomlarına uyan gruptaki mantarların bilgisayardan fotoğraflarını gösterdiğimizde hasta Amanita Pantherina’yı tanımladı. Hasta daha sonra 24 saat daha gözlemde tutulduktan sonra acil servisten şifa ile taburcu edildi.

Mantar zehirlenmesi tüm dünyada olduğu gibi ilkbahar ve yaz aylarında sık karşılaşan bir durumdur. Haziran ayının başında artan yağmurlarla birlikte acil servisimize gelen mantar zehirlenmelerinin içinden en ilginç vakayı sizin için seçtim ve öyküsel bir dilde anlatmaya çalıştım. Umarım herkes eğlenerek, sıkılmadan ve sonunu merak ederek okumuştur. Faydalı olduysam ne mutlu bana. Son olarak geldik bu hikayedeki ana fikrimize: Alkollü iken sakın mantar toplayıp yemeyinJ

Not 1: Bu hikayedeki bütün kişiler ve hayaller kesinlikle hayal ürünü veya kurmaca değildir.

Not 2: Vakanın geldiği nöbette tanıyı birlikte koyduğumuz Başasistan Uzm. Dr. Gülhan Kurtoğlu ÇELİK’e, ayrıca nöbet ekibim kıdemlim Dr. Teoman ERŞEN, ve çömezlerim Dr. Erdem HAYTAÇ, Dr. Serkan ŞAHİN, Dr. Eyüp KARAOĞLU’na teşekkür ederim.

Pantherina Sendromu

Ekran resmi 2014-06-21, 16.11.58

  • Yol açan mantarlar halüsinojendir: Amanita muscaria ve Amanita Pantherina
  • Toksinleri: İbotenik asit ve musimol
  • İbotenik asit NMDA reseptörleri (eksitatör); musimol ise GABA reseptörlerinin (inhibitör) stimulasyonu ile etki gösterir, idrarla değişmeden atılırlar.
  • Eksitatör etkiler (kas tremorları, hiperaktivite, huzursuzluk, nöbet) alımdan 30 dakika-2 saat sonra başlar.
  • Bunun ardından derin uyku ve letarji fazı başlar. Derin uyku; renkli halusinasyonlar ve manik epizodlarla bölünür.
  • Hastalarda bulantı, kusma, midriazis, konfüzyon, ataksi, nöbet ve halüsinasyonlar görülebilir.
  • Tedavide tekrarlayan aktif kömür ve destek tedavi uygulanır. Nöbetler benzodiazepinlerle (5 mg diazepam; çocuklarda 0.1 mg/kg iv gerekli oldukça 10-15 dakikada bir) ve fenobarbital (yetişkinlerde 30mg/sa, çocuklarda 0.5 mg/kg/sa) ile kontrol edilir.
  • Ajitasyonların kontrolünde de benzodiazepinler kullanılabilir.

Kaynaklar

1. Berger KJ, Guss DA. Mycotoxins revisited: Part II. J Emerg Med 2005;28(2):175-83.

2. Satora L, Pach D, Ciszowski K, Winnik L. Panther cap Amanita pantherina poisoning case report and review. Toxicon 2006;47(5):605-7.

Print Friendly

Yazarın diğer yazıları da belki ilginizi çeker

Asemptomatik Hipertansiyon

Acil Serviste Asemptomatik Hipertansiyon

Asemptomatik Hipertansiyon Bu yazıda hipertansiyona genel yaklaşımdan ziyade, acil servis çalışanlarının yakından tanıyacağı ”-şikayetiniz nedir? …

Siz de bu yazıya bir yorum yapın