hiperventilasyon

Hiperventilasyon Sendromu

Hepimiz, mesainin en yoğun anında, bir bağırış ve kalabalık güruh eşliğinde önümüze konan bir sedyedeki, yakınlarına göre “ölmekte olan”, bizlere göreyse sıradan ve önemsiz bir “konversiyon” olan hasta ile her nöbetimizde karşılaşmaktayız. Özellikle orta yaş üzerinde ve ek hastalığı olan hastalardan EKG ve tetkik istediğimde, personelin ve kimi mesai arkadaşlarımın “Konversiyon bu, tetkik niye?” sorularıyla sıkça karşı karşıya kalmaktayım. Ben de bu durumun dünyadaki yerini araştırdım ve sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Hiperventilasyon sendromu, akut veya kronik olabilen, vücudun ihtiyacından fazla aşırı miktarda ve hızlı nefes alıp verme olarak tanımlanır.

Hiperventilasyon sendromu, sıklıkla yoğun bir korku veya anksiyete kaynaklı meydana çıkar. Çoğu kez panik bozukluk ile karışır. Panik bozukluğu olanların %50’sinde hiperventilasyon sendromu; hiperventilasyon sendromu olanların da %25’inde panik bozukluk bulunur.

Hastalar sıklıkla vücutlarında bir problem olduğundan korkarak tıbbi yardım ararlar. Semptomlar, hastanın bu düşüncesine katkıda bulunur ve anksiyetenin seviyesi arttırır. Hastalar sıklıkla solunumlarını değiştirenin kendilerinin olduğunun farkında değildir. Semptomlar uzamış ağlama ataklarıyla, depresif bozuklukla veya normal üzüntülü durum ile birlikte görülebilir.

Altta yatan mekanizma bilinmemektedir, ancak tetikleyiciler arasında emosyonel stres, laktik asit düzeyi, kafein, karbondioksit, isoproterenol gibi ilaçlar ve kolesistokinin gibi hormonlar bulunmaktadır.

Hastalar, diyafragmadan daha çok üst göğüs kaslarını kullanarak solunmaya eğilimlidirler, bu nedenle akciğerleri kronik olarak aşırı havalanmış durumdadır. Stres nedenli daha derin nefes alma ihtiyacı olduğunda, hastalar nefes darlığı hissederler. Bu durum anksiyeteyi daha da arttırır ve kısır bir döngü başlar.

Sendromda genetik bir temel bulunamamış olsa da, yakın akrabalarda daha sık görülme eğilimindedir. Erkek/kadın oranı 7/1’dir. Tüm yaş gruplarında vakalar bildirilmiş, en sık ise 15-55 yaş grubu saptanmıştır.

Öyküde hastalar sıklıkla daha önceki benzer ataklardan bahsederler. El ve ayaklar ile ağız çevresinde iğnelenme hissi (parestezi), el ve ayaklarda kasılmalar (karpopedal spazm), sersemlik, zayıflık, ağız kuruması veya görsel hallüsinasyonlar gibi bozulmuş gerçeklik tariflerler. Sıklıkla kalp krizi, inme, boğulma gibi durumlardan şikayet ederler. Çarpıntı hissi sıktır. Korku ve panik nedenli dikkat ve koordinasyon kısıtlanmıştır. Her atak en yoğunu olarak hissedilir.

Akut hiperventilasyon sendromunda hastalar aşırı ajitasyon ve anksiyete ile başvurur. Öyküde stres içeren bir olayın ardından ani başlangıçlı göğüs ağrısı, nefes darlığı veya baş dönmesi, güçsüzlük, zayıflık, paresteziler gibi nörolojik semptomlar bulunur. Aşırı hava yutma sonucu şişkinlik, geğirme, aşırı gaz veya üst karında gerginlik hissi gibi gastrointestinal yakınmalar da bulunabilir.

Hızlı ve derin nefes alıp veren tüm hastalarda hiperventilasyon sendromu düşünülmemelidir.

Aksi ispat edilene kadar, hiperventilasyonun hipoksiye veya altta yatan başka bir tıbbi duruma bağlı olduğu düşünülmelidir!

Hiperventilasyon sedromu, bir dışlama tanısıdır. Ciddi ayırıcı tanılar şunlardır:

Astım atak

Kalp yetmezliği

Pulmoner emboli

AKS

Spontan pnömotoraks

İntoksikasyonlar (TCA, aspirin)

Kontrolsüz DM (metabolik asidoz)

Beyin sapı hasarı

Hipoksi (Karbonmonoksit intoksikasyonunda SpO2 normal olabilir)

Sıcak çarpması

hp1

Pediatrik hastalarda, emosyonel stres sonrası hiperventilasyon nadirdir, bu nedenle diğer tanılar düşünülmelidir!

Fizik Muayene:

Hastalardan hızlı nefes alıp vermesi istenmelidir, eğer bu durumda semptomlar artar veya yeniden başlarsa tanı doğrulanır. Akut durumda, üst göğüs duvarı kas yorgunluğu nedeniyle hassas olabilir. Azalmış CO2 seviyesine bağlı olarak (hipokapni) karpopedal spazm, wheezing veya azalmış kalsiyum seviyesine bağlı olarak kas kontraksiyonları (Chvostek ve Trosseau bulguları) görülebilir. Tremor, bulanık görme, midriazis, ellerde soğukluk, başta yanma hissi, ciltte solukluk ve taşikardi bulunabilir. Depersonelizasyon bulguları olabilir. Kronik durumda hiperventilasyon görülmez ancak hasta dakikada 2-3 kez derin solur. Kan gazı testi hızlı solumayla ilişkili karakteristik değişiklikleri gösterebilir.

Altta yatan bir şüpheli kardiyak/pulmoner hastalık şüphesinde EKG ve göğüs grafisi istenmelidir.

hp2

Tedavi:

Hastaya güvence verin ve solunumunu yavaşlatmasını sağlayın.

Hastalardan diyaframı kullanması ve ağız yerine burundan küçük, yavaş ve nazik soluk alıp ağzından vermesi istenmelidir. Ellerini midesinin üzerine koyması, nefes alıp verirken karnını şişirip indirmesi söylenmelidir.

Kese içerisine solutma biyokimyasal değişiklikler ve semptomlar konusunda faydalı olabilse de, altta yatan tanısız bir kardiyak/pulmoner hastalık durumunda tehlikeli olabilir (PE ve AMI gibi).

Hastadan bir yazıyı yüksek sesle okumasını istemek de, kendi solunum kontrolünü sağlamak zorunda kalacağından yararlıdır. Atak sırasında hastanın yeterli oksijen alabildiğinin telkini destekleyicidir.

Bu konuda yaptığım bir Cochrane aramasında, Mandy Jones ve arkadaşlarının 2013 yılında erişkin hastalarda yaptıkları bir randomize kontrollü çalışma gördüm. Bu çalışmada sonuç olarak; erişkin hastalarda, solunum egzersizlerinin hiperventilasyon ataklarının sıklığında ve ciddiyetinde önemli derecede azalmaya neden olduğu tespit edilmiş.

Sonuçta, akut emosyonel stres tepkisi ile başvuran her hastayı “konversiyon” olarak değerlendirmemeli, hipervenilasyon sendromunu ve olası altta yatan hayatı tehdit edici durumları da ayırıcı tanıda düşünmeliyiz.

Kaynaklar:
  1. http://www.mdguidelines.com/hyperventilation-syndrome
  2. Avusturalya Resüsitasyon Konseyi Kılavuzu, 2014
  3. İngiliz Toraks Cemiyeti Kılavuzu, 2009
  4. Kanada Psikiyatri Cemiyeti, Klinik Pratik Kılavuzu, 2006
  5. Queensland Ambulans Servisi Klinik Pratik Kılavuzu, 2015
  6. Birleşik Krallık Ambulans Servisi Klinik Pratik Kılavuzu, 2006
  7. Breathing exercises for dysfunctional breathing/hyperventilation syndrome in adults, Jones M, Harvey A, Marston L, O’Connell NE. Cochrane Database Syst Rev. 2013 May 31;5:CD009041. doi: 10.1002/14651858.CD009041.pub2. Review.
Print Friendly

Yazarın diğer yazıları da belki ilginizi çeker

écologie planète terre mains

GOLD 2017 ve KOAH Alevlenme Yönetimi

İlk raporu 2001 yılında yayınlanan GOLD (Global iniative for chronic Obstructive Lung Disease) kılavuzlarının son …

2 yorum

  1. Elinize sağlık, kadınlarda daha yüksek değil mi?

  2. muratyıldız

    emeğinize sağlık..çok faydalı oldu benim için..

Siz de bu yazıya bir yorum yapın