Emir Ünal

Emir Ünal

En çok kullandığı kelime kalıpları "skandal" , “hallederiz” ve “o iş bende” olan, eş zamanlı olarak kıdemlilik, klinik hesap kitap işleri, klinik yemek organizasyonları, tez çalışması, bebek bakımı ve daha bir çok işi bir arada yürüten; mühendislik fakültesinden sonra rotasını Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne çevirmiş olan Emir, Mart 2016’dan beri Marmara Üniversitesi Acil Tıp AD’de araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.
  • Kardiyoloji fotoğrafı

    NSTEMI ESC 2020 Kılavuzu

    Merhabalar, Bugünkü yazımızda ESC’nin (Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti) acil hekimlerini yakından ilgilendiren NSTEMI (ST segment yükselmesi olmayan miyokardiyal infarktüs) kılavuzundaki yenilikleri sizlerle paylaşacağız. Akut yönetim sonrası idame tedavi, yaşam tarzı önerileri ve geç komplikasyon yönetimi gibi konular yazıya dahil edilmemiştir. iyi okumalar dilerim NSTEMI ESC 2020 kılavuzunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. GENİŞ ÖZET NSE-AKS hastalarında miyokard düzeyindeki patoloji, troponin salınması ile ölçülebilen kardiyomiyosit nekrozu, veya daha seyrek olarak hücre hasarı olmaksızın miyokardiyal iskemidir (anstabil anjina). Genel olarak, anstabil anjinalı kişilerde ölüm riski belirgin olarak daha düşüktür ve agresif farmakolojik ve girişimsel yaklaşımdan daha az fayda görürler.Benzer maliyetle daha yüksek tanısal doğruluk sağladıklarından,…

    Oku
  • COVID-19 fotoğrafı

    COVID-19 mu Grip mi?

    COVID-19 vs INFLUENZA arasındaki benzerlikler ve farklar

    Oku
  • Enfeksiyon fotoğrafı

    Mor İdrar Torbası Sendromu

    Mor idrar torbası sendromu (MİTS), kabızlık, idrar yolu enfeksiyonu ve eş zamanlı olarak mesane kateteri olan yaşlı kadınlarda tipik olarak görülen idrarın mor renkte değişikliği olarak tanımlanır. Bu durum genellikle idrar yolu enfeksiyonu ile ilişkilidir. İdrar torbasının renk değişim nedeni ise; mesane kateteri ve idrar torbasındaki sentetik materyal çökelekleriyle reaksiyona giren indigo (mavi) ve indiburin (kırmızı) pigmentlerinden kaynaklanır. İlk olarak 1978 yılında Barlow tarafından tanımlanan bu sendrom hastaları genellikle yaşlı, kadın, immobil, kabızlık, kronik mesane kateterizasyon, alkali idrar, idrar yolu enfeksiyonu ve böbrek yetmezliği gibi risk faktörleri ile ilişkilidir.​1​ MİTS hastalarında yaygın olarak izole edilmiş bakteriler aşağıda listelenmiştir.​2​ Patogenezinde kabızlığın…

    Oku
  • COVID-19 fotoğrafı

    N95, FFP2, FFP3 ve Tıbbi Maskeler

    Primum non nocere “önce zarar verme” ilkesi ile dolaştığımız hastane koridorlarında sağlık çalışanları olarak kendimizi ne kadar koruyabiliyoruz? Yaşadığımız bu pandemi döneminde olmazsa olmazlarımız olan kişisel koruyucu ekipmanlarımızdan (KKE) tıbbı maske ve solunum maskeleri ile alakalı bilgiler değişmektedir.Hem bilgilerimizi tazelemek hem de güncel bilgilerimizi sizlerle paylaşmak istedim. Keyifli okumalar dilerim KKE’ın kullanım amacı kullananı ve etrafını korumaktır. Hastaysak bulaştırmamak ya da hasta ile karşılaştığımız zaman enfekte olmamak için önce  ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmeli ekipmanlarımızı ona göre seçmeliyiz. Özetle; COVID-19 esas olarak damlacık yolu ile bulaşmaktadır. Hasta bireylerin öksürme ve hapşırma sonrasında etrafa saçtıkları damlacıklara diğer bireylerin elleri ile…

    Oku
  • Havayolu fotoğrafı

    Zor Havayolu İçin Basit Bir Test

    Acil servise başvuran hastanın klinik durumu ne olursa olsun ilk yaptığımız şey ABC’nin devamlılığını sağlamaktır. Acil tıp hekimlerinin gerek servislerinde gerekse de servis/hastane dışı vakalarındaki en önemli uğraş alanı; hava yolunu açmak ve güvenli bir şekilde devamlılığını sağlamaktan geçer.  En çok kullandığımız ve en iddialı olduğunu düşündüğümüz endotrakeal entübasyon yöntemi bazı durumlarda çok da kolay değildir. Toplumda sık kullanılan “ağzının içine bakmak” deyiminin acilci için anlamı; “bu hasta kolay mı entübe olur yoksa zor mu?” desek çok mu abartmış olurum.     Tüm bunlar bir yana ister kritik olsun isterse planlı entübasyon olsun, bir hastanın zor entübasyon olduğunu sadece öngörüye bırakmadan,…

    Oku
  • Kardiyoloji fotoğrafı

    SVT’de, Standart Valsalva mı? Basitleştirilmiş Modifiye Valsalva mı?

    Supraventriküler taşikardi(SVT) her yaş grubunda gözükmesine rağmen daha çok genç yaş grubunda karşılaştığımız, his bandının üstündeki atriyoventriküler nodu da kapsayan elektropatolojik bir substrattan kaynaklanan bir taşikardi olarak ifade edebiliriz. Bu ritim ataklar halinde tekrarlar, ani başlangıç ve sonlanım özelliğne sahiptir. Hastalar acil servise çarpıntı, yorgunluk, nefes darlığı vb semptomlar ile endişeli, yaşam kalitesi bozulmuş bir şekilde baş vururlar. Detaylı öykü ve aile hikayesi ile beraber 12 derivasyonlu EKG tanıda yardımcı unsurlardır​1​. Supraventriküler taşikardi acil serviste sık karşılaşılan bir aritmi türüdür. Birçok tedavi seçeneği vardır. Vagal manevralar halen birinci basamak tedavide en sık tercih edilen yöntem olarak kabul edilir.En sık kullanılan vagal manevra yöntemi…

    Oku
  • Toksikoloji fotoğrafı

    Beta-bloker Zehirlenmelerine Yaklaşım

    Beta adrenerjik reseptör antagonistleri (beta-blokerler), çoğunlukla hipertansiyon, kardiyak aritmi, psikiyatrik, endokrin ve nörolojik hastalıkların tedavisinde  sık kullanılan bir ilaç grubu olarak bilinir.Amerikan Zehir Kontrol Merkezi (AAPCC) veritabanına göre, 2015 yılında, 10,577 beta-bloker zehirlenme vakası bildirilmiş. İstatistiklerde proponalol zehirlenmelere sebep olan en önemli beta-bloker olarak rapor edilmiştir.  Genellikle yaşlı hasta gruplarında kullanılması yanlışlıkla doz aşımı veya özkıyım (intihar) girişimleri nedeniyle karşılaştığımız beta-bloker farmakolojisinden ve tedavide önerilen uygulamalardan kısaca bahsedeceğim. İyi okumalar dilerim. Farmakoloji Beta bloker zehirlenmesi tedavisinin hızlı tanınması ve uygun tedavinin başlanması için, beta-blokerlerin etki mekanizmasını da bilmemiz gerekir. Tıp fakültesi yıllarından da hatırladığımız 3 tip beta reseptör bulunmaktadır. Beta…

    Oku
  • Dahili Bilimler fotoğrafı

    Hiperkalemi tedavisi

    Potasyum seviyesinin >5.5mEq/L olarak tanımladığımız hiperkalemi, klinik olarak tanı konulması zor bir elektrolit bozukluğudur. Çünkü spesifik bir semptomu yoktur. Hasta ya poliklinikten kan sonucu ile ya da, acile başvurusu sırasında başka bir nedene bağlı istenen biyokimya sonucu ile karşımıza çıkabilir. Kardiyak aritmilerden,  ani ölüme kadar geniş ve dramatik bir spekturumu olan bu elektrolit bozukluğu acilcilerin olmazsa olmazları sıralamasında her zaman üst sıraları zorlayan bir tanıdır. Bugün sizlere acil servis tedavisinde kullandığımız protokol ile alakalı yayımlanmış birkaç makalenin detaylarını paylaşacağım. Hadi başlayalım!! Hiperkalemi yönetimi öncelikle değiştirilebilir nedenlerin düzeltilmesi ile başlar (ilacın ve verilen sıvının stoplanması, diyetin değiştirilmesi vb) ve temel fizyoloji…

    Oku
  • Dahili Bilimler fotoğrafı

    Hipernatremi

    Bugünkü yazımda acil servisin olmazsa olmazı olan bir elektrolit bozukluğundan sizlere bahsedeceğim. İyi okumalar dilerim. Hepimizin bildiği tanımla söze başlayacak olursak, Hipernatremi serum sodyum konsantrasyonunun 145mm/L, ve serum osmolaritesinin 295 mOsm/L üzerine çıkması olarak tanımlanır. Çoğunlukla vücut su düzeyinin azalması sonrasında ortaya çıkan hiperosmolar bir süreçtir​1​. Hipernatremi tedavi edilmediğinde, zihinsel durum bozukluğu, rabdomiyoliz, nöbetler ve bozulmuş glukoz toleransı gibi birçok komplikasyona neden olabilir. Hipernatremi sodyum homeostaz bozukluğu değildir, bir su problemidir. Su kaybı gastrointestinal, renal, cilt kaynaklı olabileceği gibi, diyabetes insipidusa yol açan tıbbi durumlar sonucu da gelişebilir. Vücuda dışarıdan sodyum alınması genelde iyatrojenik nedenlere bağlıdır. Hastalar hastaneye getirildiklerinde genellikle…

    Oku
  • Endokrinoloji fotoğrafı

    Diyabetik Ketoasidoz ve Hiperosmolar Hiperglisemik Durum

    Bir acil rutini sayılabilecek, asistanlık eğitimi süresince hızlı tanı ve müdahale gerekliliği olan bu hastalıklar hakkında yazılarını takip ettiğim Kitabchi’nin son yazısını sizler ile paylaşacağım1. Keyifli okumalar. Diabetes mellitus, pankreas tarafından insülin üretiminde veya kalıtsal/ edinilmiş eksiklikten veya üretilen insülinin etkisizliğinden kaynaklanan kronik bir hastalıktır. Bu hastalığın en önemli akut komplikasyonları; diyabetik ketoasidoz, hiperosmolar hiperglisemik durum, hipoglisemidir. Diyabetik ketoasidoz ve hiperosmolar hiperglisemik durumu, dekompanse diyabetin spekturumunda iki uç noktayı temsil eder. DKA ve hiperosmolar hiperglisemik durum, diyabetik hastalarda, iyi gelişmiş tanı kriterleri ve tedavi protokollerine rağmen, önemli morbidite ve mortalite nedenleri olmaya devam etmektedir. Hepinizin bildiği gibi Diyabetik ketoasidoz; hiperglisemi,…

    Oku
Başa dön tuşu

Pin It on Pinterest