Erkman Sanrı

Erkman Sanrı

Acil Tıp Doçenti. Tarsus Amerikan Kolejli, Kartal EAH ihtisaslıdır. Marmara Üniversitesi Acil Tıp AD'nda çalışmaktadır. Acil Tıbba aşkı öğrenciliğinde Dokuz Eylül Üni.'nde başlamıştır. 2001'den beri gitarist olarak sahne almaktadır. "Rule Out" isimli acil tıp doktorlarından oluşan grubu ile halen müzik yapmaktadır. Rock’ın progressive ’ini ve kahvenin sertini sever. Çok gezen bilircilerdendir. erkman.sanri@acilci.net
  • Photo of RSI’de Roküronyum vs. Süksinilkolin

    RSI’de Roküronyum vs. Süksinilkolin

    Trakeal Entübasyon, acil servislerde kullandığımız kritik girişimlerin başında gelmekte​1​. Yapılmış olan birçok çalışma sedasyonun; entübasyonu kolaylaştırdığını ve daha güvenli bir hale getirdiğini göstermiştir​2,3​. Günümüzde entübasyon için en yaygın kullanılan sedasyon yöntemi Hızlı Ardışık Entübasyondur (RSI)​4​. Nöromüsküler bloklayıcı ajan (NMBA) kullanımının; entübasyonu kolaylaştırdığını ve ilk denemede başarılı entübasyon ihtimali artırdığını biliyoruz, ve bunlar indüksiyonda ne kullanıldığından bağımsız olarak gerçekleşiyor​5,6​. Süksinilkolin, yakın zamana kadar en çok tercih edilen NMBA idi. Ancak Süksinilkolinin hiperkalemi ve hipoksi başta olmak üzere birçok yan etkisi bulunmakta​7,8​. Bu durum etkin ve güvenli bir NMBA arayışını getirmiştir. Roküronyum; Süksinilkoline alternatif olarak piyasaya sürülmüştür. Hiçbir yan etkisi (hipersensitivite hariç)…

  • Photo of Hiperamonyemi

    Hiperamonyemi

    Hiperamonyemi, mortalite ve morbidite oldukça yüksek bir durumdur. Hiperamonyemili hastalarda; tedavi süreci, kesin tanı sürecinden daha önceliklidir. Beyin ödemi ve intraserebral hipertansiyona acilen müdahale etmek ve amonyak eliminasyon sürecini başlatmak gerekir. Hiperamonyemili hastada eğer akut karaciğer yetmezliği yoksa, hiperamonyeminin; ilaç yan etkileri, enfeksiyonlar ve metabolik bozukluklar gibi daha nadir etyolojileri akla getirilmelidir. Bu hastalarda kesin tanıyı koymak bazen günler alabilmektedir. Tanı sürecinin uzaması ise mortalite ve morbiditenin artışına katkıda bulunmaktadır. Bu sebeple hiperamonyemiyi iyi bilmek biz klinisyenlere zaman kazandıracaktır.

  • Photo of Akut Graft versus Host Hastalığı

    Akut Graft versus Host Hastalığı

    Akut Graft vs. Host Hastalığı (GVHH); donör immun hücrelerin, konak (host) dokular üzerinde yarattığı reaksiyondur. Süreç; donörün aktive T hücrelerinin, inflamatuar bir kaskad ile konak epitelyal hücrelerine zarar vermesiyle oluşmaktadır.  GVHH; allojenik hematopoietik kök hücre transplantasyonunun majör bir komplikasyonudur ve bu transplantasyonların %35-50’sinde görülür. Akut GVHH gelişen hastaların %50’sinde ise kronik GVHH gelişir​1​. Acil servislerde tanı koymak için öncelikle klinik şüphenin oluşması gerekir. Akut GVHH ‘nın etkilediği 3 ana doku: Deri, Karaciğer ve GİS ‘tir. Klinik şüphe; hematopoietik kök hücre transplantasyonu sonrasında gelişen dermatit (döküntü), kramp şeklinde karın ağrısı (diyare eşlik edebilir), ısrarlı bulantı-kusma ve hepatit (bilirubin ve Kc enzim…

  • Photo of RSI’de hangisi önce? Sedatifler vs NMBA’lar

    RSI’de hangisi önce? Sedatifler vs NMBA’lar

    Acil servislerde çok sık yaptığımız kritik uygulamaların başında acil entübasyonlar gelmekte. Acil entübasyonda en sık kullanılan yöntem; hızlı ardışık entübasyondur (RSI). RSI acil servisteki entübasyonların %85’inde, yoğun bakımdaki acil entübasyonların ise %75’inde kullanılmakta​1–3​. Bildiğiniz üzere; oldukça yaygın kullanılan RSI uygulamasını, sedatif ve nöromüslüker blokör (NMB) ajanları ardışık vererek gerçekleştiriyoruz. Peki RSI de hangi ajan daha önce verilmeli? Sedatifler mi? Nöromüsküler Blokörler mi? Sanırım bir çoğunuz bu soruya ‘Tabii ki önce Sedatifler sonra NMB’ler uygulanmalı’ şeklinde cevap verdiniz. Çünkü geleneksel olarak öneriler ve acil uygulaması bu şekilde. Ancak, her ne kadar bu 2 ilaç grubu ard arda hızlıca veriliyor olsa da,…

  • Photo of Sepsiste Kontrast Madde Nefropatisi

    Sepsiste Kontrast Madde Nefropatisi

    Kontrast Nefropatisi; gerçekten acilcinin korkulu rüyası mı yoksa üstesinden gelemediğimiz tabulaşmış bir korku mu? Kontrastlı BT, doğru endikasyon ile kullanıldığında çok detaylı bilgi verdiğinden, acil servislerde çok sık kullandığımız (veya en azından kullanmamız gereken) görüntüleme yöntemleri arasında. Acil servisteki hastayı gören konsültan hekimlerin de çok sevdiği ve sık talep ettiği bir görüntüleme yöntemi olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz sanırım. Buna rağmen acil servislerde kontrast nefropatisi korkusu sebebiyle kontrast verme endikasyonu olmasına rağmen kontrastsız çekilen BT’lere bakıp karar vermeye çalışan bir çok acil hekimi olduğunu biliyorum. Peki Kontrast Nefropatisi gerçekten korkulması gereken bir durum mu? Acilci.net ’te 2015 ve 2016…

  • Photo of Post Anoksik Status Epileptikus

    Post Anoksik Status Epileptikus

    Post Anoksik Status Epileptikus nedir? Profilaktik veya Agresif anti-epileptik tedavi işe yarar mı? Post kardiyak arrest spontan dolaşımın geri döndüğü (ROSC) hastalarda nöbet; acil servislerde sık karşılaştığımız durumlar arasında gelmektedir1. Klinik ve/veya elektroensefelografik (EEG) nöbetler sıklıkla ROSC’un ilk birkaç saatinde gözlenmektedir. Kardiyak arrest sonrası kortikal sinaps ateşlemesi durur ve EEG izoelektrik hatta seyreder. Hipoksiye bağlı ciddi serebral hasar gelişirse, ki sıklıkla gelişir (sıklıkla talamus, hipokampus, kortikal piramidal hücrelerde), EEG patolojikleşir. Eğer serebral hasar gelişmez ise EEG bazal haline döner. Post anoksik status epileptikus karşımıza birçok EEG değişikliği ile çıkabilmektedir. Son yıllarda resüsitasyon ve kritik bakım alanlarındaki gelişmelere rağmen, kardiyak arrest…

  • Photo of Spontan Dolaşımın Geri Döndüğü (ROSC) Hastaların Yönetiminde Püf Noktalar

    Spontan Dolaşımın Geri Döndüğü (ROSC) Hastaların Yönetiminde Püf Noktalar

    Acil servislerde en önemli hasta gruplarımızın başında kardiyak arrestler gelmekte. Bu hasta grubunda spontan dolaşımın geri dönüşü (ROSC) için çok çaba sarf etmekteyiz. En güncel kılavuzları takip etmeye çalışıyoruz, en doğruyu hedefliyoruz. Peki post kardiyak arrest ROSC hastaların yönetimini ne derece iyi yaptığımızı hiç düşündünüz mü? Bu konuda önemli olduğunu düşündüğüm, en tartışmalı 4 başlığı, güncel literatür bilgileri ile destekleyerek ‘Spontan dolaşımın geri döndüğü hastaların yönetiminde püf noktalar ‘ başlığı altında tartışacağım. O2 Tedavisi ROSC hastalarında O2 tedavisi uygularken hiperoksiden kaçınmak çok önemli. Hiperoksinin vazokonstrüksiyona ve serbest O2 radikallerinin oluşumuna sebep olabileceği akılda tutulmalıdır. Literatür Kan gazında hiperoksinin (PaO2>300) mortaliteyi tek…

  • Photo of Posterior Reversibl Ensefelopati Sendromu (PRES)

    Posterior Reversibl Ensefelopati Sendromu (PRES)

    Posterior Reversibl Ensefelopati Sendromu (PRES) acillerde karşılaşabileceğimiz, ancak bir çoğumuzun pek de iyi tanımadığı bir sendrom. PRES ‘i Acilci.Net ‘te ilk olarak 3 yıl önce Şeref Kerem Çorbacıoğlu bizlere çok keyifli bir yazı ile tanıtmıştı. Erken tanı ve müdahale ile çoğu zaman reversibl olan PRES; acil serviste çok sık karşılaştığımız birçok hastalığın da ayırıcı tanı listesinde. Bu sebeple, her ne kadar acil servislerde çok sık PRES tanısı koymasak da, tanınması gereken bir sendrom olduğunu düşünüyorum. İsterseniz PRES ‘i hatırlayalım ve farklı bir bakış açısı ile yeniden detaylandıralım. Yazıma acil serviste sık karşılaşabileceğimiz bir vaka ile başlamak istiyorum. VAKA 57 yaşında…

  • Photo of Kanser ilişkili Venöz Tromboembolide Düşük Molekül Ağırlıklı Heparin

    Kanser ilişkili Venöz Tromboembolide Düşük Molekül Ağırlıklı Heparin

    Kanser ilişkili VTE Kanser hastalarında venöz tromboemboli (VTE) sık görülebilmektedir. Bu hasta grubunda tedavi hiç de kolay değildir. Tedavi sürecinde, artmış rekürren tromboz ve kanama riski gibi acil hekimini zorlayacak durumlar bulunmaktadır. Kanser ilişkili VTE de düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH), Anfraksiyone heparin (UFH) ve Varfarin kullanılan tedavilerdendir. 2003 yılına kadar sıklıkla tedaviye önce Varfarin ile başlanıp sonrasında UFH veya DMAH ile devam edilmekteydi. Bu tedavi yaklaşımında; sürekli ve dikkatli monitorizasyon gerekliliği ve ilaç etkileşimine bağlı öngörülemeyen antikoagülasyon durumu gibi zorluklar literatürde birçok kere yerini almıştır. Günümüzde ise semptomatik ve asemptomatik VTE standart tedavisi DMAH ile yapılmaktadır ve hatta yeni kuşak…

  • Photo of Spontan intraserebral Kanamalar da Traneksamik Asit

    Spontan intraserebral Kanamalar da Traneksamik Asit

    Spontan intraserebral Kanamalar Spontan (non-travmatik) intraserebral kanamalar tüm inmelerin %20’sini oluşturmaktadır ve inmelere bağlı ölümlerin nerede ise %50’sinden sorumludur. Mortalitesi bu kadar yüksek olmasına rağmen tüm inme grupları arasında spontan intraserebral kanamaların kanıta dayalı kesin ve net bir tedavisi bulunmamaktadır. Literatürde kanıta dayalı olarak faydası gösterilmiş olan tek tedavi TA düşürme tedavisi olarak göze çarpmaktadır1. Spontan intraserebral kanamalarda hematom ekspansiyonu komplikasyonu ilk saatler içerisinde gelişebilmektedir ve bu durum mortaliteyi ve morbiditeyi yükselten bir durumdur. Yapılan meta-analizde; hemostatik terapilerin (örn: rekombinant F7), hematom ekspansiyonunu önlemede faydasız olduğu gösterilmiştir2. Travmatik kanamalarda; traneksamik asitin (TXA) ve antifibrinolitik tedavilerin kanamaya bağlı mortaliteyi ciddi oranda…

Pin It on Pinterest

Kapalı