İbrahim Sarbay

İbrahim Sarbay

Yazmayı, çeviri yapmayı ve kodlamayı seviyor. Bilimde açık erişimi savunuyor, öğrendiklerini paylaşmaya bayılıyor. 15 yıldır blog yazıyor ve yönetiyor. Medium Türkçe 2016 çok okunan yazarı.
  • Acil Tıp Eğitimi ve Akademi fotoğrafı

    Nasıl Üretken Olunur?

    Az zamanda çok iş yapabilmek, elimizdeki vakti en etkili şekilde kullanabilmek… İçinde bulunduğumuz dünyanın karşımıza çıkardığı bütün engellere rağmen, hepimizin hayali bu şüphesiz: Üretken olmak. Sahi nasıl üretken olunur? Bu doğuştan gelen bir özellik mi? Bazı toplumlar, bazı insanlar genlerinde “üretkenlik” kodlu halde mi geliyorlar? Yoksa oturup çalışılarak, ter ve emek dökerek mi üretken olunuyor? Geçtiğimiz günlerde Twitter #FOAMed dünyasına İngilizce ve Türkçe olarak bir soru sordum: “Araştırmacılara en çok yarar sağlayacağını düşündüğünüz üretkenlik tavsiyesini paylaşabilir misiniz?” Would you share ONE productivity tip that you think will help researchers most? (The answers will be used for a post – Pls…

    Oku
  • Tıp Tarihi fotoğrafı

    Hitler’in Sosyetik Doktoru

    1942’nin sonlarında, Rusya’nın Stalingrad kentinde Nazi Almanya’sının Altıncı Ordu komutanı General Friedrich von Paulus, sayıca üstün Rus birlikleri tarafından kuşatılacağını anladığında, Hitler’e haber uçurur, birliklerini geri çekme izni ister. Hitler şöyle bir cevap gönderir: Stalingrad’ı yine de elde tutmayı başarabilecekseniz, geri çekilebilirsiniz.” Bu saçma cevaptan bir şey anlamayan ve hem geri çekilip hem şehri elde tutmanın yolu olmadığına kanaat getiren von Paulus şehirden çekil(e)mez. Stalingrad gerçekten birkaç hafta sonra kuşatılır ve Ocak 1943’te Altıncı Ordu Ruslar’a teslim olur. Stalingrad Savaşı’nda 800.000 Mihver Devletleri askeri ölür ve savaşın sonunu görmeyi başaran 90.000 asker de Sibirya’ya sürülür. Onların ise sadece 6.000’i Sibirya’ya…

    Oku
  • COVID-19 fotoğrafı

    Li Venliang’ın Ardından…

    “Bir adamın dilini kopardığında, onun yalancı olduğunu ispatlamış olmuyorsun. Sadece dünyaya onun söyleyebileceklerinden korktuğunu söylemiş oluyorsun.” – George R.R. Martin, A Clash of Kings Yolcu koltuklarından birinin ikaz ışığının yanmakta olduğunu gören görevli hostes, oraya doğru yöneldiğinde, yolcunun içecek veya yiyecek bir şeyler isteyeceğinden adı gibi emindi. Ancak ikaz lambasının hemen altında oturan ve 40’lı yaşlarının sonunda görünen Amerikalı yolcuya yaklaştığında, soğuk soğuk terlemekte olduğunu fark edince durumun ciddi olduğunu anladı. “Beyefendi” diye konuştu. “Bir sorun mu var?”. Muhatabı “Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.” diye cevap verdi güçlükle. Singapur’a gitmek üzere Çinden havalanan yolcu uçağı, Vietnam’ın Hanoi şehrine acil iniş izni istediğinde,…

    Oku
  • Teknoloji fotoğrafı

    3D Yazıcılar Pandemiye Karşı

    Devir pandemi devri… Sağımıza bakıyoruz COVID-19, solumuza bakıyoruz SARS-CoV-2… Tıp dergilerini açıyoruz Coronavirüs, PubMed’e giriyoruz Coronavirüs… İşin bilimsel tarafı ayrı bir boyut, malzeme ihtiyacı ayrı bir boyut. “Alet işler, el övünür” demiş eskiler. Hiç bir alet desteği olmadan, bir hekim ne kadar hekimlik yapabilir? Eline silah almayan bir asker, ne kadar savaşabilirse, herhalde ancak o kadar… Gerçekten de pandemi bulutları ülkelerin üzerine bir bir çökmeye başlayıp bütün dünya bu “savaşta” geri düştüğünü fark ettiği andan itibaren, cepheyi güçlendirmek için de çalışmalar yapılmaya başlandı. Acilciler geri durmadı elbette. Sonuçta bir işin nasıl olamayacağını değil, nasıl olabileceğini düşünen, angaryayı sevemeyen, işler hani…

    Oku
  • AKS STEMI NSTEMI USAP fotoğrafı

    HEART Skoru nedir? Nasıl Kullanılır?

    Nöbetçisiniz. Ekranda sinsi sinsi yanan hasta çağırma butonuna tıklıyorsunuz. Kapıdan bir hasta giriyor. 30’lu yaşlarında, yüzünden kan damlayan, atik ve çevik bir delikanlı. Yeşil alan kapısından masanıza kadar olan 4-5 metreyi bir çırpıda geçiveriyor. Elinde bir EKG. Belli ki triyaj hemşireniz şikayetlerinin kardiyak olabileceğini düşünerek EKG’sini muayene öncesinde çekmiş. Çok güzel. EKG’yi elinden alıp bir çırpıda bakıyorsunuz. Jilet gibi. Temel EKG derslerine koyun, üzerinden ders işlensin, öylesine güzel. Şikayetini soruyorsunuz. “Hocam” diyor. “Benim göğsüm ağrıyor.” Hayda! Anamnezi yazmaya başlarken beyninizin Troponin lobu kaşınmaya başlıyor. Ağrısını tarif etmesini istiyorsunuz. “Ağrıyor işte” diyor. “Ha, bir de sol koluma vuruyor. Tıpkı internette söylendiği…

    Oku
  • Tıp Tarihi fotoğrafı

    Acil Tıp, 2040!

    “Cem Yılmaz, 2001… Askerden yeni dönmüşüm” diye başlıyordu İstanbul’un 2053’ünde geçen Cem Yılmazlı Telsim reklamı. “Telsim’in o zamanlar rakipleri vaaar! Şimdiki gibi tek başlarına değiller!” diye de devam ediyordu. Vızır vızır uçan arabalarla bezeli İstanbul semalarında, neyse ki yine de bol bol güvercin yaşıyor, Cem Yılmaz’ın heykeli de bundan payına düşeni alıyordu. Eskiler “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” demiş (Özetle, insan unutur). 2053’e giden yolun yarısını bile geçmeden; ne Telsim kaldı geride, ne de o reklamı hatırlayan var. Cem Yılmaz, Telsim ile “duygusal” bağını böyle özetliyordu reklamında… Gelecekle ilgili konuşmanın zor tarafı da bu. Kendi ruh halinin ve içinde bulunduğun…

    Oku
  • Tıp Tarihi fotoğrafı

    Bilimdir, değişir!

    “Beyler, size şunu söylemek isterim ki; öğrendiğiniz şeylerin yarısı yanlış ve o yarının hangisi olduğunu bilmiyoruz.” – William Osler, Oxford tıp mezunlarına hitaben 1960’lı yıllarda orta halli bir Anadolu evinde, evin annesi üstü dantelle örtülü bugüne göre bir hayli iri sayılacak radyosundan eve yayılan programı dinlemekteydi. “Çocukların her yaş için olmaları gereken boy aralıkları vardır”, diyordu konuşmacı -elbette- didaktik bir ses tonuyla. “Bu boy aralıkları şöyledir…” Bir yandan radyoyu pür dikkat dinlerken, bir yandan da bir odadan diğerine koşturup oyunlar oynayan henüz 5 yaşındaki büyük oğluna takıldı gözleri. Acaba çocuğunun boyu sağlıklı aralıkta mıydı? “5 yaşındaki bir çocuğun boyu en…

    Oku
  • Tıp Tarihi fotoğrafı

    Nazilerin Mahkum Kadavraları ve Pernkopf Atlası

    Fakülteye yeni başladığımız günlerde, hangi anatomi atlası alınacağı konusunda kararsız kalmıştık. İşin aslı fazla bir seçeneğimiz de yoktu: Bir köşede Sobotta, diğer köşede Netter, çiçeği burnunda fakülte öğrencilerini anatominin girift dünyasına çağırıyordu. Sonunda kimimiz Sobotta’yı, kimimiz Netter’i seçtik; eğitim hayatımızın kalan yıllarında da hiç birimiz “Keşke diğerini alsaydık” diyerek hayıflanmadık. O günlerde tıpçı muhabbetlerinde sık rastlanan “geyik” konulardan biri, Anatomi atlaslarının öldürülen Yahudiler incelenerek hazırlanmış olduğuydu. Hikaye bu ya, Hitler binlerce Yahudi’yi öldürdükten sonra, bunları incelenmesi için bilim insanlarına teslim etmiş, onlar da detaylı otopsiler yaparak günümüzdeki atlasları hazırlamışlardı. Hatta kadavra laboratuvarında incelenen bir yapı, atlastaki yerinden farklı yerleşimli ise,…

    Oku
  • Tıp Tarihi fotoğrafı

    Basının Gözüyle Türkiye’de Tıbbın Yakın Tarihi

    Ölü Diriltme Aletleri, Devamlı Bakım Servisleri, Saadet Hapları, Kompüterler, Elektrikli iğneler, T.B.T.A.K… “Ne oluyoruz?” dediğinizi duyar gibiyiz. “Bunlar da nereden çıktı?” Geçtiğimiz aylarda PubMed arşivlerini taramış ve 1840’tan 1920’ye kadar geçen 80 yıllık dönemde acilden bahseden haber ve yayınları toplamıştık. Bu yazımızda ise, basının gözüyle Türkiye’de tıbbın yakın tarihine kısa bir yolculuğa çıkıyor, bazı tıbbi kavramların hayatımıza ilk defa girdiği günlere dönüyoruz. Bunun için, yayına başladığı 1967 yılı sonundan 1990’lara kadar geçen süre boyunca, tıptaki gelişmeleri, o zamanki adı T.B.T.A.K. olan TÜBİTAK’ın çıkardığı Bilim ve Teknik Dergisi’nin sayfalarından taradık (240‘tan fazla dergi sayısı ve 7000‘den fazla sayfa). 1950’lere ulaşmak içinse…

    Oku
  • Acil Tıp Eğitimi ve Akademi fotoğrafı

    Sci-Hub: Kahraman mı? Hırsız mı?

    BİLİM PEŞİNDE… Serin bir mayıs akşamında; iki acil tıp hekimi, yalnızca dizüstü bilgisayarın aydınlatmaya çabaladığı loş bir odada “bilim yapmak” için başbaşa vermiş oturuyorlar. Bir hayli zaman dizüstü (laptop) olarak adlandırılan, sonrasında birkaç fırsatçı tüketicinin açtığı davalardan ağzı yanan firmaların bir daha asla diz üstüne konulamasın diye adını bile değiştirip “taşınabilir bilgisayar” yaptıkları cayır cayır yanan gürültülü alet, bilim yapan kahramanlarımızdan birinin kucağında. Tarayıcısında onlarca sekme açılmış olsa da, NCBI’ın sarmal şekilli logosu, her sekmeden kendini ele veriyor. Bir bağlantıya daha tıklıyorlar ve sekmeler kervanına bir yenisi daha ekleniyor. İstatistik bilimi bize yeni açılan pencerenin de PubMed’den olacağını fısıldıyor. Yüklenen…

    Oku
Başa dön tuşu

Pin It on Pinterest