Yönetim

Bilimdir, değişir!

“Beyler, size şunu söylemek isterim ki; öğrendiğiniz şeylerin yarısı yanlış ve o yarının hangisi olduğunu bilmiyoruz.” – William Osler, Oxford tıp mezunlarına hitaben 1960’lı yıllarda orta halli bir Anadolu evinde, evin annesi üstü dantelle örtülü bugüne göre bir hayli iri sayılacak radyosundan eve yayılan programı dinlemekteydi. “Çocukların her yaş için…

Devamını Oku »

Nazilerin Mahkum Kadavraları ve Pernkopf Atlası

Fakülteye yeni başladığımız günlerde, hangi anatomi atlası alınacağı konusunda kararsız kalmıştık. İşin aslı fazla bir seçeneğimiz de yoktu: Bir köşede Sobotta, diğer köşede Netter, çiçeği burnunda fakülte öğrencilerini anatominin girift dünyasına çağırıyordu. Sonunda kimimiz Sobotta’yı, kimimiz Netter’i seçtik; eğitim hayatımızın kalan yıllarında da hiç birimiz “Keşke diğerini alsaydık” diyerek hayıflanmadık.…

Devamını Oku »

Kameraya gülümseyin, kaydediliyorsunuz!

Geçtiğimiz haftalarda genç bir hastanın tibia ön yüzündeki yarasını dikerken, hastayla havadan sudan konuşuyorduk. Ben yara alanına konsantre olduğumdan kafamı kaldırmadan hastaya cevap veriyor, ortam yumuşasın diye ufak tefek şakalar yapıyordum. İşlem sorunsuz olarak bittikten sonra kafamı kaldırıp hastaya baktım ve yara yerine doğrultulmuş, muhtemelen benim de görüş alanına girdiğim,…

Devamını Oku »

Basının Gözüyle Türkiye’de Tıbbın Yakın Tarihi

Ölü Diriltme Aletleri, Devamlı Bakım Servisleri, Saadet Hapları, Kompüterler, Elektrikli iğneler, T.B.T.A.K… “Ne oluyoruz?” dediğinizi duyar gibiyiz. “Bunlar da nereden çıktı?” Geçtiğimiz aylarda PubMed arşivlerini taramış ve 1840’tan 1920’ye kadar geçen 80 yıllık dönemde acilden bahseden haber ve yayınları toplamıştık. Bu yazımızda ise, basının gözüyle Türkiye’de tıbbın yakın tarihine kısa…

Devamını Oku »

Tükenmişlikten Gerçekten Korunabilir miyiz?

Geçtiğimiz haftalarda American College of Emergency Physicians (ACEP)’ın gelenekselleştirmeye çalıştığı, sağlık çalışanlarının ve ACEP özelinde acil tıp hekimlerinin tükenmişlik sendromundan korunabilmesi için başlattığı Wellness (Sağlıklı Olma) Haftasını geride bıraktık. ACEP ile birlikte ülkemizde de Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD)’de bu farkındalık ve değişim çabasına fiili olarak katıldı. Haftanın ardından umarım…

Devamını Oku »

Bir Zamanlar Acil Tıp

Acil Tıp… Dr. Judith Tintinalli’nin CORD Academic Assembly 2019’de söylediği gibi  “Her bozukluğa, her yaş grubunda, her gün ve saatte, ücretini ödeyebilsin veya ödeyemesin” bakan anabilim dalı. Hepimiz acil tıbbı seviyoruz. Ancak mazisi hepsi hepsi 1960’lara kadar giden bu “çiçeği burnunda” uzmanlık dalı ile ilgili çok da bilgi sahibi olduğumuz…

Devamını Oku »

Acil Servis Yoğunluğu Öngörülebilir mi?

Öngörmek üzerine… öngörmek Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak Tarih boyunca insanoğlunun en büyük hayallerinden biri, geleceği görebilmek olmuştur kuşkusuz. Edebiyat dünyasında bu kavrama bir şekilde dokunan yüz binlerce ürün yayınlanmıştır desek abartmış olmayız. Herhalde böyle bir “güç”, bütün…

Devamını Oku »

Tıp Fakültesinde Öğrencilere Ultrason Eğitimi – ANKET

Ultrason eğitiminin anatominin, patolojilerin anlaşılmasında ve klinik karar verme süreçlerinde yararlı olduğunu gösteren bir çok araştırma bulunuyor. Ülkeler, tıp fakültesi düzeyinde ultrason eğitiminin yerleştirilmesi konusunda farklı uygulamalara sahip. Ekip, eğitim ekipmanı, müfredat içerisinde bunun için ayarlanmış zaman şeklinde sayılabilecek bir çok engel bulunuyor. Uluslararası organizasyonlar bu engeller için çözümler bulmaya…

Devamını Oku »

Acil serviste iletişim sorunları

Sağlık hizmetlerinin orta noktasında insan bulunuyor demek abartı olmaz herhalde. Hasta olup hastaneye gelen de, hasta kaydını açan da, triyajda çalışan da, hastaya bakan da, hastanın danışıldığı kişi de, sistemi yöneten de insan. Bu kadar farklı basamakta bulunan insan faktörü, her basamağın kendine has stresi  ve acil servisin genel kaotik…

Devamını Oku »

21. Yüzyılda İnsan Yönetimi

1970’li yıllara gelindiğinde hizmet sektörünün imalat sektörünü geçtiği gerçeği ekonomistleri bu alanla ilgili araştırmalara yöneltti. Bu alan beşeri sermaye ya da daha açık söylersek insanın kendisiydi. Burada biraz duralım ve bir mizansenle konuya giriş yapalım. Sanayi Devrimi sonrası, uzun yıllar işçinin katma değerinin sıfır olduğunun kabul edildiği bir dönem yaşandı.…

Devamını Oku »

Pin It on Pinterest

Kapalı