Anasayfa > Akademik Kategori > Kritik Bakım > Eroğlu: KPR sırasında kullanılan kompresyon-dekompresyon cihazları yazı dizisi
KPR cihazları TR

Eroğlu: KPR sırasında kullanılan kompresyon-dekompresyon cihazları yazı dizisi

Çok daha önceleri kullanılmaya başlansa da, ülkemizdeki kullanımı çok yeni sayılabilecek bir teknolojiyi tanımaya başlayacağız bugün. Ülkemizde sayılı merkezde kullanılan bu cihazların tarihçesinden başlayıp, satılmakta olan mevcut cihazların özellikleriyle devam edecek olan yazı dizisinin sonuncusunda ise; bu cihazların kullanımına ilişkin literatür bilgilerine, kanıta dayalı tıbbın ne dediğine ve  verimlilikleri hakkındaki incelemelerimi bulabileceksiniz. Keyif almanız dileğiyle…

İyi okumalar…

Moritz SchiffTakvim yılı, 1874’ü gösterdiğinde bir Alman bilim adamı kalp kompresyonu yaptığını dünyaya duyurdu. Kalp atışı ve nabız palpasyonunun tanımından 3000 yıl kadar sonra açık toraksta kalbi çalıştırmaya çalışan kişinin adı Moritz Schiff‘den başkası değildi.

Bir kaç yıl sonra, 1891’de; Friedrich Maass, başarı elde edilen ilk “kapalı-göğüs kardiyak basıyı” kamuoyuna rapor ettiğinde, unutulmayanlar listesine adını koymuş oldu.

Kompresyon güzel, solutma güzel, yaşatmanın güzelliği ise tarifsiz… Peki, böyle mi kalmalıydı bu teknik, ya da bu şekilde mi devam etmeli idi! Etmedi – edemezdi de zaten… Bilim adamları harıl harıl çalıştı, ça-lış-tı ve halen çalışıyorlar(uz).

Nasıl en iyiyi buluruz şeklinde yürütülen çalışmalar standart KPR (kardiyopulmoner resusitasyon) kulvarında devam ede dursun, diğer kulvarda “KPR’ de mekanik cihaz kullanılabilir mi?” sorusuna cevap aranmakta idi. Nihayet, 1969 yılına gelindiğinde Kouwenhoven ve arkadaşları, kapalı göğüs kompresyonunun modern kullanımını tanıttı. Bir süre sonra diğer kulvarda çalışmakta olan Bramson; elektro-pnomatik özellikli bir göğüs kompresyon cihazını ilk rapor eden kişi oldu. 60-70 poundluk bir güç ile (1 lb=pound= 0.45 kg) sternuma bası yapan bu cihazdan sonra aynı amaçla kullanılabilecek pek çok cihaz daha geliştirildi. Piston göğüs kompressörleri ile başlayan serüvene, önce “Vest KPR” ve 90’ larda “Aktif dekompresyon” terimleri eklendi. Vest KPR, göğsü çevreleyen bir yeleğin siklik olarak şişirilip-indirilmesi esasına göre çalışırken, aktif dekompresyon ile bası sonrası göğsün gevşemesine de yardımcı olunması ana hedefti. Bu süreçte, tıpkı modellerin birbirinden faklı olması gibi, amaca giden yoldaki yöntemlerde farklı idi. Her cihazın çalışma döngüsü, hızı ve hatta oluşturduğu kompresyon derinliği bile birbirinden farklı idi. Ancak, yıllar geçip KPR kılavuzları netleştikçe; mekanizmaları farklı bile olsa, işlevleri birbirine benzemeye başladı. Kimisi manuel, kimisi otomatik; kimisi pnomatik kimisi de elektronik  yapıdaki bu cihazlar teknoloji ilerledikçe daha güvenli sayılsa da, tartışmalar halen sürmekte…

Bu cihazlar üretilmeli mi? Üreticiler, ve lehte düşünen bilim adamları ne diyor? Gerek literatürde, gerekse de kongreler sırasında bizzat duyduğumuz cümleler…

Evet kesinlikle üretilmeli, hastanelerde ve hastane dışında yaygınlaştırılmalı

KPR sırasında kan akışının devam ettirilmesini vücut için olmazsa olmaz kabul ediyorsak, ve bunun ancak ritmik olarak olabileceğini biliyorsak bu cihazlara karşı çıkmamalıyız. Bu cihazlarla düzenli ve aynı basınçta standart bası uygulanmakta olduğundan, kurtarıcı faktörü bir nebze dışlanmakta. Üstelik, bu cihazlar yorulmamakta/daha az yormakta. (daha az yormakta = bazı tipleri manuel çalışmakta olduğundan kurtarıcı kuvvetine gereksinim duyar). Standart KPR ile ortalama %5-15 hastada başarı elde edebildiğimize göre; kalitesi ve alınan verimi deneylerle sabit işlevsel bir cihazı neden kullanmayalım?

Peki karşı taraf? Onların düşüncesi ne?

Nihayetinde, bu bir makine, kullanıcısı elbet olacak; KPR gibi derhal müdahale gerektiren bir hayati teknik, kullanıcı tarafından cihazı kurmak ya da çalıştırmak için geciktirilir mi? Ya da, düzenekte veyahut kurulumda hata yapılmadığını nereden bileceğiz? Yapılan çalışmaların firma sponsorluğunda yapıldığını düşünüyorum, sonuçların güvenilirliği konusunda önyargım ya da kaygılarım var. Standart KPR’de oluşturduğum komplikasyonlar konusunda az çok düşünceye sahibim? Makine yaparken bunu anlamayabilirim. Geleneksel yöntemleri kullanmama fikri bana uzak, yapım böyle…

Sanırım en doğru karar, yine kendi mantığımıza uyan olacaktır…

KPR araçlarının kullanımına yönelik farklı bakış açıları halen mevcut
Mantığınıza uyan kararı netleştirmek için ise, Acilci.net’ i takip edin. Çünkü, bu cihazlara ait yazı dizimiz başlamış durumda…

 


Sırada ne var?

Yazı Dizisi: KPR sırasında kullanılan kompresyon/dekompresyon cihazları

Sırasıyla;

KPR sırasında kullanılan kompresyon/dekompresyon cihazları: Giriş

Türkiye’de satışa sunulan göğüs kompresyon cihazları: Animax®

Türkiye’de satışa sunulan göğüs kompresyon cihazları: Autopulse®

Türkiye’de satışa sunulan göğüs kompresyon cihazları: CardioPump®

Türkiye’de satışa sunulan göğüs kompresyon cihazları: LUCAS-2®

Literatür taraması: Göğüs kompresyon cihazları

 

İndir (PDF, 305KB)

Yazar

Serkan Emre Eroğlu
Takip et...

Serkan Emre Eroğlu

Editör at Acilci.Net
Acilci.net Kurucu Editörü. Acil Tıp Uzmanı, Doçent Doktor, İdari ve Eğitim Sorumlusu. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ÜmraniyeEğitim ve Araştırma Hastanesi, Acil Tıp Kliniği.Yeniliklere açık, gerektiğinde risk almaktan kaçınmayıp büyük oynamayı seven kişiliğe sahiptir. Sinemanın aksiyon ve bilim kurgu türlü olanına, müziğin ise nostaljik olanına bayılır. Beşiktaşın taraftarı, Çarşı grubunun aşığıdır.
Serkan Emre Eroğlu
Takip et...

 

Print Friendly

Yazarın diğer yazıları da belki ilginizi çeker

Asemptomatik Hipertansiyon

Acil Serviste Asemptomatik Hipertansiyon

Asemptomatik Hipertansiyon Bu yazıda hipertansiyona genel yaklaşımdan ziyade, acil servis çalışanlarının yakından tanıyacağı ”-şikayetiniz nedir? …

Siz de bu yazıya bir yorum yapın