Anasayfa > Akademik Kategori > Acil Servis Yönetimi > Oyun Teorisi > Rakibinizin Stratejisini Öngörmek – Bölüm 1
the_future

Rakibinizin Stratejisini Öngörmek – Bölüm 1

Satranç gibi hamlelerin birbirini takip ettiği oyunlarda rakipler, karşıdakinin hamlesini görerek kendi hamlesini belirlemeye çalışır. Ardışık hamleli oyunlarda, her oyuncunun, geriye doğru akıl yürüterek kendisinin o sıradaki hamlesini öngörmesi gerekmektedir. Doğrusal bir düşünce zinciri vardır: “Eğer bunu yaparsam, öteki oyuncu şunu yapacak –ki bu durumda ben de şöyle karşılık vereceğim.”

Bazı oyunlarda ise oyuncuların her biri ötekinin seçimini bilmeden hareket etmek durumundadır. Rakibinizin ne yaptığını öğrendiğinizde, zaten bir şeyleri değiştirmek için çok geçtir. Bu tür oyunlara eş zamanlı oyunlar denir.

Bu duruma örnek olarak diğer branşlarla yapılan konsültasyon bağlamındaki ilişkiler verilebilir. İlgili branşın o günkü görevli hekimi, iletişim panelinde konsültasyon istenen hastanın ismini gördüğünde, bir dizi karar sürecine yönelmektedir. Görüş isteyen acil tıp hekimi de yanıtı görene kadar olası bir dizi senaryoyu aklından geçirmektedir. Konsültasyon pek çok amaç için istenebilir. Bunlardan birisi de hastaların konsültasyon istenen branş tarafından devralınarak yatışının yapılması, takip edilmesi ya da taburcu edilmesidir.

Eş zamanlı oyunlarda ötekinin davranışını görmek gibi bir seçenek yoktur. Burada akıl yürütmedeki etkileşim, ileriye doğru bakıp geriye doğru akıl yürütmekle (ötekinin stratejisini görmekle) değil, onu tahmin etmekle olur. Bunun için kendinizi rakibinizin yerine koymanız yeterli olmaz, çünkü rakibiniz de aynı düşünce sistemiyle kendini sizin yerinize koymaktadır. Her oyuncu kendisini aynı zamanda hem kendinin, hem de rakibinin yerine koymalı ve her iki taraf için de en iyi hamleleri saptamalıdır. Doğrusal bir düşünce zinciri yerine “Eğer ben onun benim için ne düşündüğümü düşündüğünü düşünürsem…” gibi dairesel bir düşünce zinciri vardır. Burada püf nokta daireyi kare yapmaktır. Bunu yapabilmek için, oyuncuların bilinmeyen stratejilerinin belirsiz kişisel bir şey olmadığını, birbiriyle ilişkili bir konu olduğunu düşünmemiz gerekir.

Konsültasyon istediğimiz kliniğin kararını bizzat göremesek bile, durumu konsültan hekimin bakış açısından bakarak düşünürsek onun ne yapması gerektiğini bulabiliriz.

Rakibin yanıtını önceden sezmek için tek bir ortak ilkeden bahsetmiştik: Kural 1 yani “ileriye bak geriye doğru akıl yürüt.” Eş zamanlı oyunlarda ise durum bu denli kolay değildir. Yine de rakibin stratejisini öngörmede gereken, rakibin düşüncesini düşünmek, üç basit eylem kuralı ile özetlenebilir.

Kural 1’in yanı sıra izlenecek diğer üç kuralsa;

Kural 2: Eğer bir baskın stratejiniz varsa, onu kullanın.

Kural 3: Herhangi bir edilgen stratejiyi çizip çıkartın ve bunu birbiri ardına yapmaya devam edin.

Kural 4: Baskın stratejiler aramak ya da edilgen stratejileri silmek gibi basit yöntemleri tükettikten sonra yapılacak şey, oyun için bir denge durumu aramaktır.

Bu üç basit eylem kuralı iki basit kavrama dayanır, “baskın stratejiler ve denge”.

Bir hasta ilgili branşa danışıldığında, konsültan hekim için, hastanın branşla ilgili bir sorununun olup olmadığını değerlendirmek yapılan ilk işlerden birisidir. Hastanın acil müdahale edilecek bir sorununun olup olmadığı değerlendirilir. Eğer acil bir sorun varsa, sorunun danışılan branşı ilgilendirip ilgilendirmediği ilk değerlendirilecek şeydir. Solunum sıkıntısının kardiyak kökenli mi, akciğer kökenli mi olduğu, santral sinir sistemini ilgilendiren durumun beyin cerrahisinin mi nörolojinin mi değerlendireceği gibi örnekler çoğaltılabilir. En iyi seçenek ise, bir iş yükü olacak durumu üstlenmemektir. Üstlenmek zorunda kalınacaksa da riski ve iş yükünü diğer branşlara dağıtmak seçenekler içerisinde en iyisi yani baskın olanıdır.

Genel olarak baskın strateji, başka seçenekleri geride bırakan ve öteki oyuncuların hareketlerinden bağımsız olan bir hareket stratejisidir. Bir oyuncu böyle bir stratejiye sahipse, karar vermesi çok kolaylaşır; rakiplerinin hamlelerini düşünmeksizin baskın stratejiyi seçer. Bu nedenle, aranacak ilk şey baskın stratejidir. Baskın stratejini ilginç örnekleri her yerde görülebilir; yeter ki ne aradığımızı bilelim.

Branşların iş yükü ve riski üstlenmemek için çaba sarf etmeleri baskın seçenekleridir. Eğer girişimsel bir uygulama yapmayacaksa göğüs ağrısıyla uğraşmak bir kardiyolog için iş yükü ve risktir. Akciğer patolojisi dışında komorbit hastalıkları olan bir hasta, bir dal hastanesi için özellikle resmi çalışma saatleri dışında bir iş yükü ve risktir. Boş olan yoğun bakım yatağına, 112 komuta merkezinin baskısıyla hasta kabul etmekle yüzleşen bir hekim değerlendirdiği hastanın yoğun bakım ihtiyacı olup olmadığını, gelecekte ventilatör ihtiyacı olabileceği, ya da diyaliz gerektirebileceği durumları dikkatle araştırması baskın stratejisidir. Bu durumun tersi de olabilir. Bir yayın yapmak için vaka serisine ihtiyaç duyan bir hekim, iş yükünü de riski de üstlenmekte çok istekli olabilir.
Not: Yazıda geçen örneklerde kullanılan rakip kavramı: “Herhangi bir işte, bir yarışta, birbirini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye uğraşan kimse” anlamından ziyade, aldıkları kararlarla birbirlerinin eylemlerini ve kararlarını etkileyen kişileri anlatmak amacıyla kullanılmıştır.

Kaynaklar:

  1. Stratejik Düşünme, Avinash K. Dixit, Barry J. Nalebuff;(2002) Sabancı Üniversitesi Yayınları
  2. http://www.acikders.org.tr/file.php/106/LectureNotes/Ders3.pdf
  3. Yönetim Stratejileri ile Askeri Stratejilerin Karşılıklı Analizi, Dr. Mesud Ünal (2013), Beta Yayıncılık
Print Friendly

Yazarın diğer yazıları da belki ilginizi çeker

ucurumun-kenari

Uçurumun Kenarı

Konsültasyon notunda yazanlara öfkeyle bir defa daha baktı. Uzunca bir nottu ama onun için hiç …

Siz de bu yazıya bir yorum yapın