Afet tıbbıRöportajYan Dal Çalışmaları

Afet Tıbbı ve Acil Tıp

Acil Tıp Yan Dalları yazımızın devamı niteliğinde olan bu seride, acil tıbbın içerisinde aslında sıklıkla uyguladığımız bazı önemli uygulama alanlarının (yan dalların) dünyadaki uygulamalarından ve ülkemizde hangi koşullarda sürdürüldüğünden bahsedeceğiz.  Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi her konunun başlığı ülkemiz koşullarını da düşünerek, acil pratiğimizde duyulan ihtiyaç üzerine seçilecektir. Yine her konuda ülkemizde ve/veya dünyada bu alan ile yakın olarak ilgilenen kişilerle kısa röportajlara yer verilecektir. Konu ile ilgili fikirlerinizi yazımızın altında paylaşabilirsiniz. İyi okumalar.

“Erik Noji, şaka yollu, Nuh’un ilk felaket yöneticisi olduğunu belirtmiştir.. Potansiyel bir felaketin bilgisini aldıktan sonra bir gemi inşa ederek ve kitlesel bir göçü örgütleyerek tufanın etkilerini azaltmak için plan yapmıştı. Gıda, su, barınak, tıbbi bakım, atık imha ve tüm tahliye edilenlerin diğer ihtiyaçlarını planlamak zorundaydı..”1

Afetler konusunda ne kadar hazırlıksız yakalandığımızı, ne yazık ki, 1999 yılında yaşadığımız ve yaklaşık 17 bin insanımızı kaybettiğimiz Marmara depremi ile öğrendik. Bu acının hem maddi hem de manevi toparlanması çok uzun yıllarımızı aldı. Bundan sonraki süreçte alınan önlemlerin başında, 2009 yılında Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi (SAKOM) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) resmi yollardan kurulması oldu.2 Onun dışında yine resmi yollardan kurulan Uluslararası Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) birçok ilde görev yapmaktadır.

Yapılan iyileştirme ve planlamalara rağmen halen afet konusunda yeterli bir konumda maalesef değiliz. En son yaşadığımız 2011 Van depreminde, 99 yılına göre çok daha hızlı müdahale edildiğini gördük, kaynaklarımız daha fazlaydı ve birçok grup depreme eş zamanlı hazırlandı veya müdahale etti.23 Buna rağmen görev alan ekipler arasında koordinasyonun yetersiz olması, lokal kaynaklara ulaşım problemi ve triaj uygulamasında aksaklıklar yine karşılaşılan sorunlar oldu.2

Afetlerde en çok görev alan sağlık ekipleri, sıklıkla acil ve kritik bakım sağlayan gruplardan oluşmaktadır. Acil tıp hekimlerinin ise hem acil servis gibi savaş benzeri koşullarda çalıştığı hem de triaj uygulamasını rutin olarak yaptığı için, ACEP tarafından afetlerde aktif rol oynaması önerilmektedir.4 Ülkemizde bu konuda ilerlemek isteyen kişiler için doktora (Phd) yapmak dışında başka bir seçenek bulunmamaktadır.5

Dünyada ise, afet tıbbının uzmanlık olarak ortaya çıkması 1980’li yıllarda meydana gelmiştir. Acil tıp, halk sağlığı, afet yönetimi ve hastane öncesi acil tıp gibi farklı disiplinlerin ilkelerini birleştirmeyi amaçlamıştır. Amerikada afet tıbbı yan dal eğitimi 1-2 yıl olarak verilmektedir. Bitirildiğinde hem devlet hem de özel kurumlarda iş imkanı mevcuttur. Bazı üniversiteler eğitim müfredatı içerisine hastane öncesi acil tıp eğitimini (EMS) de koyarak aynı anda bu konuda da uzmanlık kazandırmaktadır.6

Kısa röportaj

Disaster Medicine 1e & 2e kitabının editörlerinden biridir Dr. Selim Suner. Yaklaşık 30 yıldır afet tıbbı üzerine çalışmalar yapmaktadır. RI DMAT (Rhode Island Disaster Medical Assistance Team) kurucularındandır ve bu önemli timin yöneticiliğini yapmıştır. 11 Eylül saldırısı sonrası New York City’de de olmak üzere birçok afet sonrası saha çalışmasında, afet eğitimi çalışmalarında, hastane, şehir, eyalet ve ülke çapında afet planlaması çalışmalarında bulunmuştur. Brown Üniversitesi’nde görev yapmaktadır. Kendisine kısa röportajımızı kabul ettiği için teşekkür ederiz.


Yazar: Afet tıbbı nedir, kısaca açıklar mısınız?

Dr. Suner: Afet tıbbı, doğal veya insan kaynaklı olaylar sonucu meydana gelen toplum sağlığı, hasta ve yaralanmalara müdahale, hastanelerin ve içinde bulunduğumuz toplumun afetlere hazırlığı ile ilgilenen, bilime dayalı bir tip birimidir.


Yazar: Türkiye’de afet tıbbının hem bizler hem de ülkemiz için önemi nedir?

Dr. Suner: Türkiye, coğrafyası dolayısıyla hem doğal afetlerin hem de savaş, göç ve terör sonucu meydana gelen tıbbi sorunların oldukça sık ve yüklü olduğu bir ülkedir.


Yazar: Acil tıp, bu kurumların içerisinde ne kadar sorumluluk almaktadır?

Dr. Suner: Dünya çapında acil tıp, afet tıbbını sırtında taşıyan bir ana bilim dalıdır. Diğer dalları dışlamadan, onların uzman bilgilerini kullanarak ve onları da takımın içine katarak planlama ve saha çalışmalarını yönlendiren grup olmalıdır.


Yazar: Son olarak, afet tıbbının ülkemizde hem daha bilimsel hem de daha kapsayıcı olması açısından bir uzmanlık alanı, yani yan dal, olması konusunda düşünceleriniz nelerdir?

Dr. Suner: Yan dal sorusu ABD’de de çok tartışılan bir konu. Bu safhada bir yan dal kurulması olası ancak bu durumda diğer ana bilim dallarının dışlanması açısından en iyi sonuç olmayabilir.  Sırf bu dalın sahip olduğu bir bilim alanı olmasını beklemek daha iyi olabilir.


Yazarın yorumu;

Ülkemiz koşullarında afet tıbbı önemli bir gereksinimdir. Acil tıbba bağlı veya değil, yan dal veya ayrı bir branş.. Ülke olarak birçok bilim dalını entegre edebilecek ve gerektiğinde bütün birimler arasında (arama-kurtarma, itfaiye, kolluk güçleri v.b.) koordinasyonu sağlayacak bir afet tıbbına ihtiyacımız vardır.

Not: Ülkemizden de bu konu ile ilgilenen birkaç hocamızdan röportaj talep ettim ama yoğunlukları nedeni ile tarafıma dönüş yapmadılar.

Editör: Serkan Emre Eroğlu

Kaynaklar

1.
SUNER S. History of Disaster Medicine. Turk J Emerg Med. 2016;15(Suppl 1):1-4. [PMC]
2.
Achour N, Pascale F, Price ADF, vd. Learning lessons from the 2011 Van Earthquake to enhance healthcare surge capacity in Turkey. Environmental Hazards. 2016;15(1):74-94. doi: 10.1080/17477891.2016.1139539
3.
Dursun R, Gormeli CA, Gormeli G, vd. Disaster Plan of Hospital and Emergency Service in the Van Earthquake. JAEM. 2012;11(2):86-92. doi: 10.5152/jaem.2012.024
4.
Disaster Planning and Response 2015. . . https://www.acep.org/Clinical—Practice-Management/Disaster-Planning-and-Response/. Erişim Nisan 17, 2017.
5.
Acil Yardım ve Afet Yöneticileri Derneği . . . http://ayayder.org/tr-tr/alt-sayfalar/208/acil-yardim-ve-afet-yonetibileri-lisansustu-egitim-firsatlari. Erişim Nisan 17, 2017.
Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir Yorum

  1. Yazıya konu olan afet tıbbının, ülkemizde, Acil Tıp ile ilişkilendirilmesi (akademik olarak) ve pratik saha faydalarının da olması için belki de Hastane Afet Planları (HAP) çalışmalarının tümünde Acil Servislerdeki tüm Acil Tıp Uzmanlarının etkin rol alması ön koşuldur?

    Mevcut durumda, hastanelerimizdeki HAP çalışmalarında Acil Tıp Uzmanlarının görevlendirilmeyebildiğini, etkin rol almak için çabaların da olmayabildiği (isteksizlik, motive edici mekanizmaların işletilmemesi vb) gözlenebilir.

    Acil Yardım ve Afet Yönetimi (AYAY) bölümü olan kurumların hastanelerinde bile bazen AYAY bölümünün ve Acil Servis – Acil Tıp bölümünün HAP çalışmalarında yer almaması gözlemi ile birlikte düşünmek iyi olacaktır, yukarıdaki yazıda yer alan fikir ve önerileri 🙂

Siz de bu yazıya yorum yapabilirsiniz

Kapalı
Kapalı