Tıp Tarihi

Tıp Tarihi Yazı Dizisi / Bölüm 2: Eski uygarlıklarda Tıp: Hint Tıbbı

Mezopotamya ve Antik Mısır tıbbını geçtiğimiz aylarda kaleme almıştım. Aynı dizinin bir diğer konu başlığı olan Hint Tıbbı ise bugünkü yazımın temasını oluşturacak. Günümüz Hindistan’ının yer aldığı coğrafyadan ismini alan ve halen büyük ilgi gören bu tıp anlayışına ilişkin yazımı ilgi ile okuyacağınıza inanıyorum.

Keyifli okumalar,

Eğer halen okumadı iseniz serinin önceki yazılarına da göz atmanızı tavsiye ediyorum;

Tıp Tarihi Yazı Dizisi – Bölüm 1 Tıbbi Bilgi Evrimi

Tıp Tarihi Yazı Dizisi – Bölüm 2 ESKİ UYGARLIKLARDA TIP

KISIM 1: Mezopotamya Uygarlıkları Tıbbı

KISIM 2: Antik Mısır Tıbbı

Hint Tıbbı

Hint tıbbı, eski uygarlıklara ait tıp anlayışının ortak noktalarından olan ruhani yapıyı barındırmakta olup, nerede ise 5000 yıllık bir tarihe sahiptir. Zinde kalmak, dengeli yaşamak, vücudun gençliğini idame ettirmek üzerine kurulu bu anlayışta, kullanılan pek çok materyal ve yol mevcuttur.

Hint tıbbı, kendisinden önce ya da eş dönemdeki diğer uygarlıkların tıp uygulamaları ile benzerlikleri barındırmaktadır. Bir çoğunda olduğu gibi, hastalıkların kötü ruhlar ve bazı dış kuvvetlerden doğduğu anlayışı hint tıbbında da yer almaktadır.

Hint mitolojisinde, önemli ve eşit düzeyde yer alan 3 tanrı Brahman, Vişnu ve Şiva’nın sağlık felsefelerine büyük katkı sunduğu bilinmektedir.

Onlara göre, dünyevi olan rahatsızlıklar daha çok yaralanma, kırık gibi haricen görülen/anlaşılan patolojilerdir. Bu bağlamda, hint tıbbında yüzeyel bir anatomi bilgisinin var olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak, plastik cerrahi de (özellikle de burun cerrahisi) nispeten gelişmiş diyebiliriz. Burun cerrahisinin bu gelişmişliğinde; “zina” suçu cezasının, “burun kesme” olmasının katkısı da inkar edilemez.

Hint tıbbında yer alan iki hekim; Charaka ve Susruta, yazdıkları kitaplar ile bu tıbbın ilerideki temellerini oluşturmuştur. “Veda” lar yolu ile pek çok uygulama tarih boyunca olabildiğince aktarılmıştır.

Aslında, “Veda” lar, hint tıp anlayışının insanlığa aktarılmasında kullanılan yazılı metinlerdir. Bu metinlerde, tanrılara sunu, tapınma, sağlık için dualar, uzun yaşam dahil pek çok konuya özgü yazılan dinsel yazılar yer alır.

Hindu şifa sisteminin, Yajur Veda, Rig Veda, Sam Veda ve Atharva Veda olarak adlandırılan dört önemli bilgi derlemesine (Vedalar) dayandığına inanılmaktadır.

Hint sağaltımının temeli “Ayurveda” olmasına karşın, günümüzde farklı yüzyıllarda hint tıp sağaltımına giren geleneksel tıp sisteminleri de mevcuttur.

Hindistan’daki diğer müttefik tıp sistemleri Unani, Siddha, Homeopati, Yoga ve Naturopati’dir.

Hindistan’ın altı sisteme dayanan geleneksel tıp sisteminde; Ayurveda, en eski, en yaygın kabul gören, uygulamalı ve gelişmemiş yerli tıp sistemidir.

Bu sistemler içinde yer alan Homeopati ve yine Naturpati’nin, hindistan antik tıp anlayışından kalan bir sistem olmadığını söyleyebilirim. Zira, Homeopati’ nin kökeni 17. 18. yy’a, Naturopati’nin kökeni 19. yy.’a dayanmaktadır. Ve, Her ikisi de Alman kökenlidir.
AYURVEDA

Ayus=Hayat ve Ved=Bilgi sözcüklerinin birleşiminden doğan Ayurveda ile uzun ve sağlıklı yaşamanın yollarından bahsedilir. Fiziksel sağlık, zihinsel denge, manevi ve sosyal refahın, çevresel hususların tüm yönlerini ele alarak şifa verilmeye çalışılır.

Ayurveda, tüm evrenin beş elementten oluştuğuna inanır: Vayu (Hava), Jala (Su), Aakash (Uzay), Prithvi (Dünya) ve Teja (Ateş).

Bu sistem, günlük yaşam trendleri ve mevsimsel değişimler tarafından kontrol edilen diyet ve yaşam tarzı alışkanlıklarına da odaklanmaktadır. Ayurveda ile, bütünsel bir yaklaşım izlenerek bireyin sağlıklı yaşamını ve güçlenmesi desteklenirken, belirli hastalıklar da tedavi edilir/yönetilir.  Ayurvedik tıp yaklaşımındaki binlerce tekli ya da poliherbal ilaçlar, bu amaçla kullanılmaya devam etmekte olup, tedavi ajanlarının günden güne artmakta olduğu gözlenebilir. Ancak elbette, bunlardan çoğunun; farmako-epidemiyolojik kanıtlar ile desteklenmesi gerekir.

Günümüzde, Hindistan Hükümeti; Milenyum Hint Teknoloji Liderlik Girişimi (NMITLI) programı kapsamında Bilimsel ve Endüstriyel Araştırmalar Konseyi (CSIR) aracılığı ile Ayurveda bazlı bitkisel ilaç geliştirme projesini desteklemektedir.

UNANİ

Aslında eski yunandan, Hipokrat’ tan köken alan bir sistem olup Hint tıbbına tanıtımı Arap lar tarafından olmuştur.Hindistan’da sağlam bir temel oluşturan bu tıp sisteme Hindistan hükümeti tarafından klinik uygulama ve araştırma finansmanı da tanınmıştır. Geleneksel beslenme ve bitkisel uygulamalar ile şifaya ulaşılmaya çalışılır. Yağlar, tentürler, tozlar ve merhemler gibi bitki bazlı formülasyonlar tedavide kullanılır.

SİDDHA

Siddha sistemi, Ayurveda’ ya benzer ilkeye dayanır. Ona göre de, insan vücudu; evrenin beş elementinden oluşmaktadır. Bu elementlerin yanı sıra, bir bireyin fiziksel, ahlaki ve fizyolojik refahı; algı, konuşma ve nabız’ı da içeren 96 faktörün etkisi ve yönetimi altındadır.

Algı, sıklıkla psikosomatik sistemin tedavisi için belirleyicidir. Mineraller, metaller ve daha az ölçüde bazı bitki ürünleri yardımı ile bu tedavi uygulanır.  Dolayısı ile Siddha sisteminde, çeşitli prosedürlerle hazırlanan, toz formunda pek çok bitki ve mineral kökenli preparat kullanıla gelmektedir.

HOMEOPATİ ve NATUROPATİ

Homeopati, yüzyıldan fazla bir süredir Hindistan’da uygulanan bu sistem 17. ve 18. yüzyılın ortalarında Alman hekim olan Dr. Samuel Hahnemann tarafından hayata geçirilmiştir. Sonraları Hint geleneksel tıp sisteminin ayrılmaz bir parçasını oluşturmuştur. Homeopati, “immünolojik bellek” ve farmakolojik açıdan benzerliklere dayanmaktadır. Kısaca “bir belirtiyi benzer bir belirti yapan iyileştirebilir” düşüncesinden ileri gelmektedir. Dolayısı ile, patolojik durumun tedavisi için hastalığın oluşturduğu benzer semptomlar üreten ilaçlar kullanır. Yüzyıldan fazla bir süredir bu sistem Hindistan’da uygulanmaktadır. Semptomları üreten maddeler ya da sulu ekstreleri (bitkiler, hayvansal kaynaklı maddeler, zehirler ve mineraller) çok çok düşük potensli formülasyonlarla ileri derecede seyreltilerek kullanılır. Naturopati ise daha geç olarak (19. yy.) ve yine Almanya kökenli olarak dillendirilmiş, ve ardından hint tıp anlayışı içinde kendine yer edinmiş bir sistemdir. Sağlığın iyileştirici gücünün, sağlığın iyileştirilmesine yardımcı olmak için geleneksel ve modern tekniklerle birlikte kullanılmasına dayanır. Bitkisel formülasyonlar, hidroterapi, bu sistem tarafından kullanılan tedavi yöntemlerinden bazılarıdır.

YOGA

Eski zamanların diğer bir tıp sistemi olup, Hindistan’da doğmuştur. Kısmen dahi olsa terapötik bir uygulama olarak dünya genelinde kullanımda olan bir hint tıp anlayışı unsurudur. Fiziksel bir uygulama dizini ile zihinsel ve ruhsal bir sukunet amaçlanır. Meditasyon alıştırmaları ve yaşam tarzı yönetimi ile huzur ve sağlığa kavuşmak için günümüzde de başvurulan yöntemdir. 


Yazı Dizisi İkinci Bölümünün 3. Kısmında Hint Tıbbı123456 konusunu derlemiş oldum…

Sonraki yazım: Eski Uygarlıklarda Tıp, Kısım 4: Çin Tıbbı

Kaynaklar

1.
Jaiswal YS, Williams LL. A glimpse of Ayurveda – The forgotten history and principles of Indian traditional medicine. J. 2017;7(1):50-53. doi:10.1016/j.jtcme.2016.02.002
2.
Mukherjee PK. Evaluation of Indian Traditional Medicine. D. 2001;35(2):623-632. doi:10.1177/009286150103500235
3.
Campbell A. The origins of classical homoeopathy? C. 1999;7(2):76-82. doi:10.1016/s0965-2299(99)80085-5
4.
Hoyez A-C. The ‘world of yoga’: The production and reproduction of therapeutic landscapes. S. 2007;65(1):112-124. doi:10.1016/j.socscimed.2007.02.050
5.
Mukherjee PK, Harwansh RK, Bahadur S, et al. Development of Ayurveda – Tradition to trend. J. 2017;197:10-24. doi:10.1016/j.jep.2016.09.024
6.
Aydın E. Dünya ve Türk Tıp Tarihi. Güneş Kitabevi; 2006.
Etiketler
Daha Fazla Göster

Siz de bu yazıya yorum yapabilirsiniz

Kapalı
Kapalı